PRAKSİSAnasayfaPRAKSİS TVGaleriAramaÜye ListesiSSSKayıt OlGiriş yap
En son konular
» MISIR'DA NELER OLDU?
Paz Şub. 27, 2011 10:41 pm tarafından olric

» 2010 YILININ EN İYİ 10 FİLMİ!!!
Perş. Ara. 30, 2010 10:42 am tarafından olric

» ALSANJACK - Çisem ERKAYA
Ptsi Ara. 27, 2010 2:18 pm tarafından olric

» Iraklıları insan olarak görmüyordum
Salı Ara. 21, 2010 11:31 am tarafından olric

» RANDEVU İSTANBUL FİLM FESTİVALİ..
Ptsi Ara. 20, 2010 11:03 am tarafından olric

» İnsan Hakları Belgesellerinde Rachel...
Çarş. Ara. 15, 2010 11:23 am tarafından olric

» ALAVARA
Ptsi Ara. 13, 2010 10:48 am tarafından yoldaş

» NEFRET SUÇLARINA KARŞI BULUŞUYORUZ...
Ptsi Ara. 13, 2010 10:30 am tarafından yoldaş

» rockmanifesto - küçük iskender
Çarş. Ara. 01, 2010 11:53 pm tarafından yoldaş

Similar topics
    PRAKSİS HABER LİSTESİ
    Click to join gencpraksisdergisi

    Genç Praksis Dergisi haber listesine gitmek için tıklayın!

    EMEK HABERLERİ

    Paylaş | 
     

     19 ARALIK CEZAEVİ KATLİAMLARI..

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    Misafir
    Misafir



    MesajKonu: 19 ARALIK CEZAEVİ KATLİAMLARI..   Cuma Ara. 26, 2008 7:09 pm

    Biz O Gün Ölülerimizi
    Saydık Tek Tek...
    Bir Gün Mutlaka
    Sıra Onlara da Gelecek



    16 Aralık 2008

    O kanlı sabahtan bu yana sekiz yıl geçti…
    Ölüm haberleriyle uyanıp isim listelerini yürek sızısıyla okuduğumuz o karanlık günden bu yana, koca sekiz yıl…
    Oligarşik diktatörlüğün kanlı tarihinin en berbat sayfalarından biri açıldı o gün. Daha fazlasını göze almışlardı, sonradan itiraf ettiler bunu. Daha fazlası da sonradan geldi zaten, ölüm oruçlarında … can verildi.
    Şimdi, aradan 8 yıl geçtikten sonra, dönüp yeniden baktığımızda, bütün olup bitenlerin gerçek nedenini bir kez daha anlıyoruz.
    Devrimci hareketin bir kuşağını yok etmek istediler evet; böylece devrimci hareketin yeni kuşaklarının ve toplumsal mücadeledeki bütün güçlerin yüreklerine korku salmak istediler, bu da doğru. Ama aslında başka bir şeyi yapmak istediler: Bu onların gelecek tasarımıydı. Yalnızca o günü hesaplamadılar; o günün üzerinden daha uzağa, geleceğe baktılar ve onu biçimlendirdiler.
    Birincisi, bu topraklarda daha iyi bir dünya için savaşmak isteyen yeni kuşaklara yeni bir zindan çerçevesi çizdiler. Postmodernizmin dışarıda inşa ettiği korkunç insan yalnızlığının hapishanedeki karşılığını yarattılar. İstediler ki, her devrimci hapishaneye girince tükensin, yalnız ve çırılçıplak kalsın, bütün dayanışma biçimlerinin uzağında çürüyüp gitsin.
    İkincisi, aynı yalnızlık ve çıplaklığı deyim yerindeyse eğer bir "19 Aralık Kriterleri" olarak bütün topluma yaymak istediler. Büyük bir dehşet tablosu yaratarak beyinlere kazımak ve toplumsal düzeyde bir "tretman" yaratmayı amaçladılar.
    Birincisi, ne olursa olsun devrimciler açısından başarılamaz bir plandı. Nitekim hiçbir zaman tam olarak başarılamadı. Devrimci akıl ve devrimin ruhu her gedikten sızdı, her zaman ve her koşulda kendine bir yol aradı buldu.
    İkincisi ise zaten bu toprakların gerçekliği içinde kendisine uzun süre yer bulamazdı. Öyle de oldu. Yine sokaklar boş kalmadı, yine insanlar ellerini kaldırıp insanca bir yaşam için seslerini yükselttiler ve yükseltiyorlar.
    Şimdi, 19 Aralık 2008'de, en son 1 Mayıs'ın görüntülerini anımsıyoruz. Büyük bir kan banyosunun bile bu topraklardaki devrimci damarı kurutamadığını, sokakta savaşmak isteyenlerin cesaretini kıramadığını görüyoruz.
    Bu bir umuttur.
    Bu bir güvendir…
    Türkiye devrimci hareketi kırılarak, kıyılarak geliyor. Yine de kendini üretiyor, yine de sokaklar boş kalmıyor.
    Öfkemiz büyük, belleğimiz taze. Unutmuyoruz, unutmamız mümkün değil.
    19 Aralık, uğrunda canlar verilmiş bir "devlet dersi"dir. Ama herkes için bir ders… O günden bugüne sokaklarda çınlayan "hesap soracağız" sloganını duymazlıktan gelenler, duyup da umursamayanlar, çanlar çaldığında pişman olacaklar.
    Çünkü bu hesap gerçekten sorulacak. Türkiye devrimci hareketi bunun üstünden atlayıp geçmeyecek, geçemez.
    Öfkemiz büyük, belleğimiz taze. Unutmuyoruz, unutmamız mümkün değil.
    Sekiz yıl sonra, kırılıp eğilmeyenleri saygıyla anıyoruz.
    Alp Ata yoldaş, aklımızın bir köşesinde, daha dün gibi…
    Bu hesap sorulmadan içimizde huzur diye bir duygu olmayacak.
    Biz ölülerimizi saydık o gün. Tek tek…
    Bir gün mutlaka; sıra onlara da gelecek…
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    yoldaş
    Praksist - Yazar
    avatar

    Mesaj Sayısı : 122
    Yaş : 33
    Puan : 147
    Kayıt tarihi : 16/11/08

    MesajKonu: Geri: 19 ARALIK CEZAEVİ KATLİAMLARI..   Paz Ara. 28, 2008 10:51 pm

    yaktılar, hem de zalimce.. bi belgesel çekiminde Metin Yeğin'den dinlemiştim. devrimci tutsağın biri anlatmış nasıl ateşe verildiklerini..kanım dondu.
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
     
    19 ARALIK CEZAEVİ KATLİAMLARI..
    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası
     Similar topics
    -
    » DERSİM KATLİMAI

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    PRAKSİS GENÇLİĞİ :: PRAKSİS Haber Servisi :: PRAKSİS Kültür - Sanat Haberleri-
    Buraya geçin: